Ne kullanıyordum önce ona bakalım. Sony A7R2 + 35mm F2.8 Zeiss ve A6000 + 18-55 lensten oluşan bir setim vardı. A6000’i yedek makina olarak gezilerimde sürekli yanımda taşıyordum.

Şimdi filmi biraz daha geriye saralım. Küba ve Hindistan gezilerimde A7R2 nin üzerinde 1635 F4 Zeiss lensi hiç çıkarmadım. 42Mp lik çözünürlüğe sahip sensör ve geniş açı lens ile çektiğiniz bir fotoğrafın içinden bir bölgeyi keserek çok rahat bir şekilde kullanabiliyorsunuz.
Ne kadar da güzel değil mi?
Evet. Bir fotoğrafçıyı tembelleştirmek için çok güzel.
Bu nedenden dolayı en son çıktığım Pakistan gezisi öncesi 1635 lensimi satarak yerine 35mm F2.8 Zeiss aldım. Hem küçük, hem de Zeiss kalitesinde bir optik. Ve 16 gün boyunca Pakistanda tek lensle dolaştım. Tabi bu benim için  oldukça zor bir süreçti itiraf edeyim. Fakat gezi bitip fotoğraflara baktığımda çok doğru bir karar verdiğimi anladım. 35mm sokak ve portre için benim açım.

Sokakta fotoğraf çekiyorsanız çok yürüyorsunuz demektir. Günde hiç yürümüyorsam 20.000 adım attığımı hatırlıyorum fotoğraf çekmek için. Bu kadar uzun yürüyüşlerde üzerinizdeki yük de gün içinde ağırlığını daha fazla hissettiriyor. Özellikle boynunuzdaki makine.
Ve bir süre sonra artık yeter diyorsunuz ve makineyi alıp çantanıza atıyorsunuz.
E hani fotoğraf çekecektik?
Aynasız makinenin dayanılmaz hafifliği..
A7R2 + 35mm lens ile birlikte tam 745g.

Tabi mevzu sadece ağırlık değil. Örneğin Asya ülkelerine gittiğiniz zaman yağmura yakalanmamak imkansız gibi bir şey. Mutlaka ıslanacaksınız. Üzerinizdeki kıyafetlerin ıslanması hiç önemli değil fakat fotoğraf makineniz suya dayanıklı değilse hostelde oturup bol bol çay içersiniz fotoğraf çekmek yerine. Bu da sizi programınızda geriye itecektir. Eğer dışarıda yağmura yakalanır da fotoğraf makineniz arızılanırsa işte o zaman sorun çok büyük demektir. (Yedek makine taşıma nedenlerimden birisi de bu)

FujiFilm X100V yi neden tercih ettim.
Yukarıda belirttiğim iki önemli husus. Hafiflik ve hava koşullarına olan dayanıklılığı.
Sadece bunlar mı?
Tabiki hayır.
Ağırlığından ziyade boyutu da sürekli yanınızda hatta cebinizde bile taşıyabileceğiniz bir gövde.
Sürekli yanınızda olduğu için daha fazla fotoğraf çekebileceğiniz gibi en önemlisi çantadan çıkartıp makineyi konuya doğrultup çekene kadar geçecek sürede kaçacak fotoğrafları yakalayabileceksiniz. Bu arada FujiFilm X100V yi açtığınız andan itibaren çekime başlayabiliyorsunuz. Cold start süresi çok çok kısa.

GeoTagging de benim için çok önemli bir ayrıntı. FujiFilm X100V yi telefonunuz ile Bluetooth üzerinden eşleyip çektiğiniz fotoğrafa koordinatları da yazabiliyorsunuz. Bunun ne gibi bir avantajı olduğunu başka bir yazı da anlatmayı düşünüyorum. İşte Sony A7R2 ile bunu yapamadığım için Holux M-241 gibi ekstra bir GPS Logger taşımak zorunda kalıyordum.

FujiFilm X100V yi tercih etmemdeki bir başka neden ise dahili flaşa sahip olması.
Sokakta bir insanı çekerken neredeyse tamamıyla tanışırım. Selam veririm. Dil bariyeri varsa da aşıp bir şekilde muhabbet eder ve iznini de aldıktan sonra fotoğrafını çekerim. En kötü ihtimal göz teması kurup, kendimi ve makinemi gösterip onayını alırım. Bazı durumlarda örneğin ters ışıkta, geç saatte flaş kullanmak büyük bir nimet. Gizliniz saklınız olmadığı için flaş kullanmanız hiç bir sorun çıkartmıyor.

23mm (Full Frame denkliği 35mm) F2 sabit lensi, diyafram halkası ve FujiFilm X100V ye müşterilerden geri dönüş sonrası lense eklenen asferik elaman.
Diyafram öncelikli fotoğraf çektiğim için diyaframı lens üzerinden ayarlayabilmek müthiş bir kolaylık. Ve yeni eklenen asferik eleman ile F2 de bile daha keskin fotoğraflar çekebiliyor olması.

Hazır lensten konu açılmışken çok işe yarayacak 4 stop ND filtreden de bahsetmeden olmaz.
Ve bunu yaparken de yazılım değil, gerçek bir ND filtre kullanarak yapıyor. Tek bir tuşla ND filtreyi aktive edip kullanabiliyorsunuz.

Lens ile devam edelim. Bir başka çok sevdiğim özellik ise leaf shutter.
FujiFilm X100 de lensin içindeki diyafram bıçakları perde olarak kullanılmakta.
Konvansiyonel perdeye nazaran ne gibi avantajları olduğunu uzun uzun yazmayacağım.

Her ne kadar gezi dönüşü çektiğim fotoğrafları Lightroom ile işlemeyi sevsem de bir süre sonra çok güzel bir kareyi bunu da daha sonra işlerim deyip geçiştirebiliyorsunuz.
İşte tam bu noktada FujiFilm‘in hazır film simülasyonları yanında da fujixweekly.com dan bir çok reçeteye ulaşıp beğendiğiniz bir reçeteyi makinenize kaydettiyseniz fotoğraf işleme derdiniz kalmıyor yada çok ufak dokunuşlarla hızlı sonuç alabiliyorsunuz.

Retro görünüm.
Fotoğraf çekmeye hiç bir artısı yok. Göze hoş geliyor bir de fotoğrafçıların dikkatini çekiyor. Yanınıza gelip makineyi yakından görmek istiyorlar. (Kullananların yorumu)
Başka bir fotoğrafçı ile tanışmanın güzel bir yönü daha..

FujiFilm sürekli yeni güncel makine çıkartmak yerine yazılım güncellemesi ile elinizdeki makineyi deyim yerindeyse bir üst modele çıkartabiliyor. Daha az değil, hiç ödemeyerek daha fazlasına sahip olabiliyorsunuz.

2 + 1 yıl garanti. Ürünü aldıktan sonra buradan kayıt yaptırdığınız taktirde +1 yıllık garanti eklenerek toplamda 3 yıl garanti süresine ulaşıyorsunuz. Bu arada ufak ama faydalı bir hatırlatma yapayım, makineniz yurt dışında arızalanırsa garantiniz yurt dışında da geçerli.
Müşteri memnuniyet odaklı yetkili servis hizmeti. Alışık olduğunuz kullanıcı hatası bahanesini burada kolay kolay duyamazsınız. Yada yedek parça yok yurt dışından sipariş vereceğiz 15 güne gelir.
Ve.
Makineniz serviste kaldığı süre boyunca ikame makine alabilirsiniz.

Videodan hiç bahsetmedim. Açıkçası bugüne kadar makinelerimle video çekmediğim için ilgi alanıma girmiyor.

FujiFilm‘in müşteri ilişikileri.
Bugün FujiFilm Shop‘lardan içeri girdiğiniz zaman size gösterilen ilgi alakayı başka hiç bir markada göremezsiniz. Daha da güzeli ürünlere ulaşım ve deneme şansınız var. Hem de öyle showroom içinde değil.
Ürün yok, kutusunu da açamayız ama isterseniz şu modeli deneyin gibi cümleler duymayacaksınız.
Henüz FujiFilm Türkiye’nin haberi yok ama ilk yurt dışı gezisinde yedek olarak bir makine isteyeceğim kendilerinden..

Son olarak.
FujiFilm‘in Türkiye fiyat politikası. (Nokta)

Peki hocam hiç mi beğenmediğin yanları yok FujiFilm X100V‘nin?
Tabiki olmaz mı..
Mesela grip kısmı bir miktar daha geniş olsaydı ele çok daha rahat oturacaktı.
Suya dayanıklı olması için lense takılan ekstra bir donanımın alınması şartı.
23mmde gerek kalmasa da IBIS olmaması.
Dokunmatik ekranın var ama menülerde kullanamıyorsun.
Cep telefonu uygulamasının acilen gözden geçirilmesi gerekli.
Her ne kadar ABD fiyatları ile satılıyor olsada 9.999TL lik yüksek fiyatı.
Her aynasızda olduğu gibi yanınızda fazladan pil taşımalısınız.

Sonuç olarak;
Hangi makine kullanıyorsanız kullanın yanınızda olması çok önemli. FujiFilm X100V sürekli yanımda taşıyabileceğim bir makine. Sokak ve belgesel fotoğrafçılığı yapıyorsanız işinizi fazlasıyla görecektir. Bir önceki makinemi 4 sene kullandım, FujiFilm X100V yi de en az +5 sene kullanacağımı düşünüyorum.

Not: İlk gezi dönüşü sonrası uzun dönem kullanıcı deneyimini de paylaşacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir